Eş Rızası Olmadan Kefil Olabilir Miyim?

Eş Rızası Olmadan Kefil Olabilir Miyim: Bir çok banka kredi talebinin onaylanması için kredi notu yüksek kefil bulunmasını zorunlu tutmaktadır. Ancak kefil bulmak da artık yetersiz kalmaktadır. Çünkü Borçlar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle karı ya da koca bazı istisnai durumlar hariç, diğerinin onayı olmadan bir başkasına kefil olamayacaktır. Dolayısıyla sadece kefil bulmak değil, kefilin eşini de ikna etmek gerekiyor.

Bu yazımızda kefil olmak için aranan şartların neler olduğu, kefillik için eş rızasının nasıl alınacağı, eş rızası olmadan kefillik konusunun mümkün olup olmadığı, hangi durumlarda eş rızası olmadan kefil olunabileceği, bankaların eş rızası olmadan nasıl kefillik işlemini nasıl halledebildiği şeklindeki konuların detayları hakkında bilgi vereceğiz.

Kefillik Nedir? 

Kefillik, sorumluluk miktarı belirli olmak koşuluyla, kefilin borçlarının yerine getirileceğine, aksi halde bu sorumluluk sınırı içerisinde olmak kaydıyla borçlunun borcunu kendisinin üstleneceğini taahhüt etmesi anlamına gelmektedir. Örneğin (A), almış olduğu 100 bin liralık borcu için (K)’nın kefil olduğunu düşünelim. Bu borç vadesinde ödenmez ise (K), bu borcu yerine getirecektir. Burada önemli olan (K)’nın sözleşme yapılırken ne miktarda borca kefil olduğunu baştan bilmesi gerekiyor. Dolayısıyla (K), sözleşme yapılırken kefil olduğu miktarın ne kadar olduğunu bilmiyorsa, kefillik sözleşmesi geçerli olmayacak demektir.

Kefillik için Borçlar Kanunu’nda bir takım şartlar öngörülmüştür. Bu şartların biri dahi yoksa kefillik geçerli olmayacak ve borçlu borcu yerine getirmese bile kefilin bir sorumluluğu bulunmayacaktır.

Kefillik için aranan şartlar şunlardır:

  • Kefil olacak kişinin 18 yaşını tamamlamış, akıl sağlığı yerinde ve hakkında mahkemece kısıtlılık kararı alınmamış biri olması gerekiyor.
  • Geçerli bir şekilde yapılmış asıl sözleşme olmalıdır. Bu sözleşme asıl borçlu ile alacaklı arasında yapılmaktadır. Asıl sözleşmenin belirli şekil şartları varsa örneğin yazılı yapılması veya noter huzurunda yapılması gibi, bu şekil şartlarına uyulması gerekiyor. Asıl sözleşme geçerli değilse kefillik sözleşmesi de geçerli olmaz.
  • Kefil olunacak borcun şahsa sıkı sıkıya bağlı bir borç olmaması gerekiyor. Örneğin sipariş edilen elbiseyi sadece (A) ustasının dikmesi istenmişse, (A) bu elbiseyi dikmemesi halinde kefil olan kişiden elbise dikmesi istenemez. Burada sadece ortaya bir zarar çıkarsa, bu zararın tazmini için kefil olunabilir. Ama kefil olunacak zararın miktarı açıkça belirtilmelidir. Para borçları şahsa sıkı sıkıya bağlı borç olmadığından kefillik açısından sorun yoktur.
  • Asıl sözleşme sözlü olarak yapılabilse dahi kefillik sözleşmesi yazılı olarak yapılmalı ve kefilin bu sözleşmeyi imzalaması şarttır (imza aramıyorsa parmak basma gerekiyor)
  • Yazılı olarak hazırlanmış kefillik sözleşmesinde kefilin ne kadar miktarda kefil olduğu açıkça yazılı olmalıdır.
  • Kefilin, sorumlu olduğu miktarı ve kefillik tarihini kendi el yazısıyla yazması. (eğer kefil, müteselsil kefil yani borçluya gitmeye gerek kalmadan doğrudan kefile gidilebilen kefillik durumunda ise bunu da kefalet sözleşmesine açıkça yazmalıdır)
  • Evli birinin kefillik için eşinin rızasını alması. ( resmi nikahla evli olmayan ve nikahsız olarak birlikte yaşayanlar için böyle bir şart yoktur)

Banka Kredisine Kefil Olmak ve Banka Kredisine Kefil Olmanın Sonuçları 

Banka kredisine kefil olmanın en önemli sonucu, müteselsil kefil olmaktır. Bunun anlamı ise bankanın asıl borçluya gitmeden doğrudan kefil olan kişiye karşı da yasal takip yollarına başvuru yapabilmesidir. Böyle bir durumda kefilin borçtan kurtulabilmesi için tek çaresi, kefillik sözleşmesinin geçerlilik şartlarının oluşmadığını ispatlaması gerekiyor. Bir üst başlıkta kefil olmak için aranan şartların neler olduğunu açıkladık. Bu şartlardan biri yoksa kefillik geçersiz olacağından müteselsil kefil de olunca banka kefilden herhangi bir tahsilat yapamayacaktır. Ancak kefillik şartlarında sorun bulunmuyorsa, banka kredi borçlarında kefil, asıl borçlu gibi sorumlu olacaktır. Kefilin bankaya “önce asıl borçluya git, asıl borçludan borcunu alamazsan bana öyle gel” deme hakkı yoktur. Dolayısıyla banka kredi borçlarına kefil olurken iki kere düşünmelisiniz.

Eş Rızası Olmadan Krediye Kefil Olunabilir Mi?

Eş rızası olmadan kefil olmak konusu son günlerde çokça tartışıldı. Hemen konuya açıklık getirelim. Borçlar Kanunu’nda yapılan düzenleme ile artık eş rızası olmadan kefil olunamıyor. Nitekim Borçlar Kanunu’muzun 584. maddesine göre eşlerden biri diğerinin rızasıyla kefil olabilir. Tabi ki burada eşten kasıt karı ve kocadır. Yani hem erkek hem de kadın, birine kefil olmak isterlerse diğerinden rıza almak zorundadır. Elbette burada geçen eşlerin resmi nikahla evli olmaları şarttır. Resmi nikah dışında birlikte yaşayanlar Türk Medeni Kanunu anlamında eş kabul edilmediğinden, bu durumda olanların kefil olmaları için diğerinin rızasını alması gerekmiyor.

Kefillik İçin Eş Rızasının Geçerli Olması İçin Gerekli Şartlar 

Kefillik için eş rızasının geçerli olabilmesi için bu rızasının ya kefillik sözleşmesi kurulmadan önce ya da en geç sözleşme kurulduğu sırada verilmesi gerekiyor. Eğer kefillik sözleşmesi kurulmuşsa ve eşin rızası da alınmamışsa, bu noktadan sonra eş rızasının alınması kefilliği geçerli hale getirmez.

Ayrıca eşin kefilliğe rızayı sözlü olarak değil yazılı olarak vermesi gerekiyor. Yani “tamam ben kefilliğe rıza gösteriyorum” demesi yetmez, eşin kefilliğe rıza gösterdiğini yazılı olarak bildirmesi veya kefillik sözleşmesinin altına, “ben buna rıza gösteriyorum” diyerek imza atması gerekiyor.

Banka Kredi Borçlarında Kefil Olmak İçin Eş Rızası Gerekiyor Mu?

Banka kredi borçlarına kefil olmak ile normal bir borca kefil olmak arasında kefilliğin geçerliliği açısından hiçbir fark yoktur. Bu nedenle banka kredi borçlarına kefil olabilmek için eşin rızası alınması gerekmektedir. Aksi halde kefillik geçerli olmayacaktır.

Borçlar Kanunu’nda kefillik için eş rızası aranmasının en önemli nedenlerinden biri de banka kredi borçlarından dolayı çok sayıda mağduritiyet ortaya çıkmasıdır. Erkek ya da kadın gidip bir arkadaşına kefil oluyor. Diğer eşin ise bundan haberi yok. Tabi borç ödenmeyince banka yasal takibe başlıyor ve eldeki ev, birikim ne varsa gidiyor. Bu durum ise binbir emekle ortaya çıkmış malvarlığının elden gitmesi manasını taşıyor. İşte bu düzenleme ile ileride orta çıkacak soruna diğer eşin tepki göstermemesi ve kader birliği yapmaları amaçlanmıştır.

Kefil Olmak İçin Eş Rızasının Olmadığı Durumlar Var Mıdır?

Kefil olmak için eş rızası kesinlikle alınmalıdır. Ancak bazı durumlarda eş rızası olmadan da kefil olunabileceği belirtilmiştir. Eş rızası alınmadan kefil olunabileck durumlar şunlardır:

  • Eşlerden biri mahkemece verilmiş ayrılık kararı nedeniyle ayrı bir yerde yaşıyorsa, kefil olmak için diğer eşin rızası gerekmiyor. Bu durumda özellikle boşanma davalarında görülmektedir. Benzer şekilde Ailenin Korunması Hakkında Kanuna göre eşlerden biri diğerine yaklaşması yasaklanmışsa, bu durumda da diğer eşin rızasının alınmasına gerek yoktur.
  • Eşlerden biri yasal olarak ayrı yaşama hakkı var ise kefillik için rıza şartı yoktur. Özellikle iş nedeniyle başka bir yerde yaşayan kişi için bu durum geçerlidir. Ancak unutulmamalıdır ki ayrı yaşama için yasal bir izin olması veya mahkeme kararı alınması gerekiyor.
  • Borçlar Kanunu 584. maddesinin son fıkrasına giren durumlar var ise eş rızası gerekmiyor. 584. maddenin son fıkrasında ise (konumuzla sınırlı olan kısmı itibariyle) şu düzenlenmektedir. Ticaret siciline kayıtlı olmak koşuluyla bu işletmenin sahibi ya da ortağı tarafından işletmeyle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmasına gerek yoktur.

Bankalar Eş Rızası Olmadan Kefillik Sorununu Nasıl Aşıyor?

Çoğu zaman eşler diğer eşin kefil olmasına rıza göstermiyor. Bu nedenle kefillik şartları oluşmuyor ve kefalet sözleşmesi geçersiz hale geliyor. Hukukumuzda eş rızası almadan kefillik için bankalar ve uygulamadaki diğer kimseler garanti sözleşmesi imzalatıyor. Böylece bu sözleşmeyi imzalayan kişi, asıl borçlu borcunu yerine getirmezse ben bu borcun tamamından sorumluyum diyor. Kefillikle garanti sözleşmesi arasındaki fark, garanti sözleşmesinin kurulabilmesi için kefillikte aranan şartların hiç birisine ihtiyaç duyulmamasıdır. Yani kefillikte olduğu gibi eş rızası alalım, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı sözleşmede gösterelim, sözleşme yazılı olsun gibi koşullara uymak zorunda değilsiniz. Garanti sözleşmesi imzalandığı anda artık garantör olan kişi asıl borçlu gibi sözleşmeden doğan tüm hak ve borçların tarafıdır. Bu nedenle uygulamada eş rızası alamayanlar garanti sözleşmesi yaparak sorunun üstesinden gelmektedirler.

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!

Tüm yorumları göster