Kefilin Durumunun Ağırlaştırılması Halinde Sorumluluk

Kefilin sorumluluğunun ağırlaştırılması durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda özel bir düzenleme yer almaktadır. Dolayısıyla kefilin sorumluluğunun arttırıldığı ya da kefilin güvencesiz kaldığı durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan bu düzenlemeler devreye girecektir.

Bu yazımızda örnek bir soru üzerinden kefilin sorumluluğunun ağırlaşması halinde ne olacağı konusunu inceleyeceğiz.

SORU: Selamın aleyküm arkadaşlar 2013 yılında babam Ziraat bankasından 65 bin TL kredi kullanıyor ve ben babama kefil oluyorum. Sonra benden habersiz babam 2015 yılında borcu ödemekte zorlandığını belirterek bankadan yapılandırma istiyor ve hayat sigortası ödememek için sigortanın iptalini de istiyor. Banka da kefilin yani benim onayımı almadan yapılandırmayı kabul ediyor ve hayat sigortasını iptal ediyor. 2018 yılında babam vefat etti. Şimdi banka kefil olarak krediyi benim ödemem gerektiğini belirtiyor. Size sorum şudur kefilden habersiz, kefilin onayı olmadan kredi yapılandırma yapılabilir mi ve hayat sigortası iptal edilebilir mi? Şu an hiçbir banka bana kredi kartı dahi vermiyor.. Acil yardım.

Kefilin Sorumluluğuna İlişkin Yukarıdaki Olayın Analizi

Yukarıda yer verdiğimiz olay analiz edildiğinde şu durumlar söz konusu:

  • Bir bankadan kredi alan kişi var.
  • Kredi alan kişiye kefil olan bir kişi var.
  • Kredinin alındığı tarihte hayat sigortası var ve bu sigorta aynı zamanda kredinin güvencesi.
  • Daha sonradan kredi yapılandırılıyor ve hayat sigortası iptal ediliyor.
  • Yapılandırmadan ve hayat sigortasının iptalinden kefilin haberi bulunmuyor.
  • Daha sonra asıl borçlu vefat ediyor ve kefile mevcut borcu öde deniliyor.

Bu olay örgüsü içerisinde borçlunun hayat sigortasının devam ettirilmemesi kefilin sorumluluğunu arttıran bir neden olduğu açıkça anlaşılıyor. Bu durumda olayın çözümü için kefilin sorumluluğunun ağırlaştırılması konusuna bakmamız şarttır.

Kefilin Sorumluluğunun Ağırlaştırılması Halinde Ne Olur?

Borçlar Kanunu 592. maddesinin 1. fıkrasında şöyle bir düzenlemeye yer vermektedir:

“Alacaklı, kefalet sırasında var olan veya daha sonra asıl borçludan alacağın özel güvencesi olmak üzere elde ettiği rehin haklarını, güvenceyi ve rüçhan haklarını kefilin zararına olarak azaltırsa, zararın daha az olduğu alacaklı tarafından ispat edilmedikçe, kefilin sorumluluğu da buna uygun düşen bir miktarda azalır. Kefilin fazladan ödediği miktarın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır. “

Bu düzenleme dikkate alındığında kefilin sorumluluğunun artması halinde ne olacağı sorusunun cevabını eğer alacaklı, kefillik sırasında var olan ve mevcut alacağını güvence altına almak için ortaya konulan bir şeyi ortadan kaldırırsa, bu durumda kefilin sorumluluğu da ortadan kaldırılan güvence oranında azalacağı sonucuna varabiliriz.

Banka Kredi Borçlarına Kefillik Ne Anlama Geliyor?

Bankalar Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılmaktadır. Tacirlerle ticari bir iş yapılması örneğin alınan krediye kefil olunması halinde müteselsil kefillik kuralı geçerli olacaktır. Müteselsil kefillik ise şu anlama gelmektedir: Alacaklı, borcun ödenmemesi halinde asıl borçlu hakkında herhangi bir yasal takip yapmadan alacağını doğrudan kefilden isteyebilir. Dolayısıyla banka kredi borçlarına kefil olunması ve kredinin ödenmemesi halinde banka, asıl borçluya başvurmadan kefilden alacağını isteyebilir. Burada kefilin önce asıl borçluya git deme hakkı yoktur. 

Kefilin Bilgisi Olmadan Kredi Yapılandırma Yapılabilir Mi?

Kredi yapılandırma için kefile bilgi verilmesi zorunlu olmamakla birlikte kefilin sorumluluğunun ağırlaşmasına neden olacak bir durumun varlığı halinde kefilin bu durumdan haberdar edilip bu hususta rızası alınmalıdır. Aksi halde kefilin sorumluluğunun ağırlaşmasına ilişkin yukarıda yer verdiğimiz BK. m.592/1 maddesi uygulanacaktır.

Yukarıda Kefilliğe İlişkin Yer Verilen Olayın Çözümü

Yukarıda yer verdiğimiz olayın çözümünde dikkat etmemiz gereken önemli bir detay bulunuyor. Bu da kefil olan kişinin aynı zamanda vefat edenin oğlu yani mirasçısı olması konusudur. Bu nedenle soruyu iki yönden cevaplayacağız:

1- Kredi alacaklısı olan bankanın kefilin bilgisi olmadan borcun güvencelerinden biri olan hayat sigortasını devam ettirmemesi, kefilin sorumluluğunu Borçlar Kanunu 592/1 maddesi gereğince güvence miktarınca ortadan kaldıracaktır. Bu nedenle kefilin yapılacak olan icra takibine süresi içinde itiraz etmesi gerekmektedir. Daha sonra bankanın açacağı itirazın iptali davasında borçtan dolayı sorumluluğunun olmadığını çünkü kefillik şartlarının sonradan ağırlaştırıldığını belirtmelidir.

2- Yukarıdaki olayda kefilin, kefil olarak sorumluluğu BK m. 592/1 gereğince ortadan kalkmış olsa da, kefilin aynı zamanda vefat edenin oğlu olması nedeniyle mirasçı olduğunu unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla eğer mirasçı, Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde mirası reddetmez ise vefat edenin tüm malvarlığını ve borçlarını kabul etmiş sayılacaktır. Bu bağlamda yukarıdaki olayda, vefat edenin oğlu kefillikten dolayı sorumlu olmasa bile mirasçı sıfatıyla miras hissesi oranında alacaklı bankaya karşı sorumluluğu devam edecektir. 

Bu yazı, hukuk uzmanı Dr. Sabahettin Gülgün tarafından sitemiz için hazırlanmış olup izinsiz olarak herhangi bir mecrada kullanılamaz.

“Görüş, öneri, talep ve sorularınızı aşağıdaki yorum bölümüne yazın. Uzmanlarımız en kısa süre içinde cevaplasın.”

İlginizi Çekebilir: Kredi çeken kişinin ölümü halinde borcu kimin ödeyeceği sorusunun cevabını öğrenmek için hemen bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorumu sen yap!

Tüm yorumları göster

Bir cevap yazın